|
14 OCAK
Amberiye camisini ziyaret gittik. Ardından tren
istasyonunu gezdik.
15 OCAK
Bu sabah Mescidi nebevide son sabah namazını eda
ettik. Medine’de Peygamber Efendimizi (sallallahu
aleyhisselam ), Turk kafilesi olarak topluca,
“Yesil Kubbe” nin karsisindan da ziyaret ettik.
Sekiz gun sabah namazindan sonra kadin ve erkek
cemaat, avluda sözlestigimiz bir sutunun yaninda
toplanarak, kafile baskanimizin bagisladigi cok
sayida hatm-i serife, gunboyu okunan salavât,
kelime-i tevhid ve tesbihâta “amin” dualarimizla
katildik. Toplulugun “rahmet” oldugunu,
Rasûlullah’in manevî huzurunda tekrar tekrar
yasadik. Namaz sonrası alanda toplanan kafile dua
ile veda etti. Hüzünlü gözyaşlı vedamızı yaparken
Arap görevliler toplu olarak bulunmamızdan
rahatsız oldular Sık sık gelip dağılmamızı
istediler.
Öğle namazı kaldığımız bunca zaman içinde en zor
olanı idi. O sevgili habibin yanından bir kaç saat
sonra gidecektik. Gitmememin imkanı yok. Bize
biçilen zaman bu kadar. Kabri şerifinin yanına
vardığımda önce selamladım
"Es-Selâmu aleyke yâ Rasûlallah
Es-Selâmu aleyke yâ Habîballah
Es-Selâmu aleyke yâ Nebiyyallah
Es-Selâmu aleyke yâ Hayre Halkillah
Es-Selâmu aleyke yâ Hatime’n-Nebiyyîn
Es-Selâmu aleyke yâ Seyyide’l-Mürselîn"
ardından veda
"Sana veda etmek çok zor yâ Rasûlallah
Sana veda etmek istemiyorum yâ Habîballah
Sana veda etmek ölmekten zor yâ Nebiyyallah
Sana veda etmek beni kahrediyor yâ Hayre Halkillah
Sana veda etmek istemiyorum Hatime’n-Nebiyyîn
Sana veda etmek çok zor yâ Seyyide’l-Mürselîn"
diyorum. Üzüldüğümü o da görüyor. Teselli ediyor
gül kokan o mübarek eliyle , sırtımı sıvazlıyor.
Üzülme kendisinden başka ilah olmayan , rahmet
sahibi yaratan ve bağışlayan , alemlerin rabbi
Allah c.c huzuruna gidiyorsun. .Ben de geleceğim ,
diyor..." Doğru ya , işte teselli olan bir başka
sevinç.. Allah c.c. huzuruna gidiyorum. O da
gelecek...
İkindi namazından sonra otelde ihramları giyip
yola çıkacağız.
Ebû Lübâbe, Selman-ı Fârisî Hazretleri ve bazı
sahabelerin hurma bahçelerini, Peygamber (s.a)
Efendimiz’in su içerek başında dinlendiği kuyuyu
görmediğimiz ziyaret yerleri olarak hafızalarımıza
yerleştirdik.
Saat 1730 da ihramları giyerek otelden ayrıldık.
Otel personeli ve esnaftan bir kısmı ile
vedalaştık. Ibadetimizin Mekke bolumu icin
Zulhuleyfe’de
ihrâma girdik. 416 km. mesafedeki Mekke’ye dogru
otobusle yola koyulduk. O hicret yolunda hocanınn
okuduğu kasideler, Efendimizin güven dolu
yakınlığından ayrılmanın burukluk ve hüznünü
yüreklerimize ziyadesiyle doldurdu. Rasûlullah’in
hicret esnasında “Subhanallah, Elhamdulillah,
Allahuekber...” gibi tesbihâtini. 500 metre de
bir, yol kenarına dizilmiş levhalardan okuyarak
biz de zikrettik. Ancak gece yaptığımız yolculuk
sırasında etrafta fazlaca bir ayrıntı da
göremedik.
Mekke’ye
kuzeyden,
Ayse mescidi (
Teennem mescidi ) önünden geçerek
geldik.
Medine hakkındaki düşüncelerimiz
Medine, Efendimiz (s.a.s.)’i bağrına basan,
trafiği düzenli ve sakin, esnafı insaflı, havası
daha serin, insanı daha bir medeni. Mekke’nin
kainatın merkezi hüviyetindeki hareketliliği ve
tedirginliği bu beldede dinginliğe, enginliğe
ulaşmış. Kısaca Medine medeni bir şehir olduğu
kadar her santimetrekaresi saadet asrından
binlerce tabloyu günümüze taşıyor. Burada Allah’a,
Rasûlü'ne ve İslam'a, kendini daha yakın
hissediyor insan.
Medine, Mekke’ye göre hem hava şartları hem de
otel ve ibadet imkanlarıyla Mekke’ye göre daha
rahat... Hacıların kaldığı evler daha iyi.
Genellikle odalarda daha az kişi kalıyor... Dini
yerlerde de daha rahat ibadet ediyor.
|