|
30 OCAK
Hacı olmadan yani Arfata’a gitmeden önceki son
Cuma için Harem’e doğru gidiyorum.
Beytullah’a giremeyeceğimi daha otellere varmadan
hacıların yola serip üzerine oturdukları
seccadelerinden anlıyorum. Saniyeler geçmek
bilmiyor. Cadde ortasında yer bulabildiğim için
oturduğum asfalt oldukça ısınmıştı ve kendisini
her yönüyle hissettiriyordu. Ezanın okunmasıyla
birlikte bütün dükkânların kepenkleri iniyor ve
namaza duruyorlar. Durmayanların olduğu da
gözlenebiliyor. Kepenk indirmeyenler bir bezle
kapatarak bazan arkasında da oturabiliyorlar.
Derken iç ezan okunuyor ve hutbeye başlanıyor. O
kavurucu sıcak altında, Arapça’yı da tam olarak
anlayamadığımdan sıkıntı had safhaya ulaşıyor. Bir
ara hatip susunca bitirecek diye seviniyorum.
Ancak ne gezer imam en az yirmi dakika daha
konuşuyor ve yaklaşık kırk beş dakikada tamamlıyor
hutbesini. Kabe imamının lahuti sesiyle namaz
başlayınca ruhumda tarifi imkansız bir sürur
hissediyorum. Neşe mutluluk esmeye başlıyor. Ve
selam verildiğinde çekilen bunaltı ve sıkıntı,
mutmain olmuş bir kalp huzuruna yerini bırakıyor.
Evet, milyonların aynı anda divana durduğu bu
Allah’ın evinde Cuma namazını eda edebilmek, velev
ki uzağında kavurucu güneş altında ve yol
ortasında bile olsa, apayrı bir haz veriyor
insana.
Bu üçüncü cuma namazım dikkatimden kaçmayan imamın
hutbe sırasında ağlıyor oluşuydu. Ve tabii
cemaatten bir çok insanın ağlaması da beni çok
etkiliyor. Ne denildi ki ağlıyorlar. Arapça
bilmemenin, Kuranı kerimi anlamamanın faturası
bana çıkıyor. Ve saf saf etrafa bakıyorum.
Bütün Müslümanların yöneldiği merkezi noktada ve
Beytullah olarak vasıflanan bu mekanda bulunmak,
namaz kılmak, hele hele Cuma namazını eda etmek
her şeye değer doğrusu.
Cuma namazını kılar kılmaz otele döndük. Arafat'a
gitme hazırlığına başladık. İkindi namazından
sonra ihramları giydik. Önce akşam namazını daha
sonra yatsı namazını otelde kıldık. Ve saat 2200
de otobüslere bindik.
Bizde de ilk defa hacı olma heyecanı doruk
noktasına ulaşıyor.
31 OCAK
Hacı adayları Arafat'a hazırlanıyor Hac görevini
yerine getirmek için Mekke'ye gelen yaklaşık 2.5
milyon Müslüman, 30 Ocak Cuma günü akşam
saatlerinde Arafat'a çıkmaya başlayacak. polisler
de girişlerde kontrolleri artırdı. Mekke'yi
dolduran Müslümanlar, günlerinin büyük bölümünü
Kabe'de ibadet ederek geçiriyor. Giriş ve
çıkışlarında denetimleri artırılan Kabe, namaz
vakitlerinde tıklım tıklım doluyor.
25 km
ötedeki
Arafata
ulaştığımızda her yer insan kaynıyordu. Türklere
ayrılan çadırlara geçtik. 100-150 kişilik sahra
çadırlarıydı bunlar. Yanları açık. Kadınlar için
sıkıntılıydı. Sağdan soldan bezler bulunarak
kadınların kaldığı yerler kapatıldı. Diyanet
tarafından verilen yemeklere yenildikten sonra
uyuduk.
Müzdelife de Gece saat 3 te Müzdelife duası
yapıldı
Ve ardından Mina’ya doğru yola çıkıldı.
1 Şubat Mina'dan yola çıkıldı
|