HAC
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla başlarım;
ANA SAYFA 
 

YAŞADIĞIM HACC 2004

HACI OLMADAN ÖNCEKİ SON CUMA

 

30 OCAK

Hacı olmadan yani Arfata’a gitmeden önceki son Cuma için Harem’e doğru gidiyorum.

Beytullah’a giremeyeceğimi daha otellere varmadan hacıların yola serip üzerine oturdukları seccadelerinden anlıyorum. Saniyeler geçmek bilmiyor. Cadde ortasında yer bulabildiğim için oturduğum asfalt oldukça ısınmıştı ve kendisini her yönüyle hissettiriyordu. Ezanın okunmasıyla birlikte bütün dükkânların kepenkleri iniyor ve namaza duruyorlar. Durmayanların olduğu da gözlenebiliyor. Kepenk indirmeyenler bir bezle kapatarak bazan arkasında da oturabiliyorlar.

Derken iç ezan okunuyor ve hutbeye başlanıyor. O kavurucu sıcak altında, Arapça’yı da tam olarak anlayamadığımdan sıkıntı had safhaya ulaşıyor. Bir ara hatip susunca bitirecek diye seviniyorum. Ancak ne gezer imam en az yirmi dakika daha konuşuyor ve yaklaşık kırk beş dakikada tamamlıyor hutbesini. Kabe imamının lahuti sesiyle namaz başlayınca ruhumda tarifi imkansız bir sürur hissediyorum. Neşe mutluluk esmeye başlıyor. Ve selam verildiğinde çekilen bunaltı ve sıkıntı, mutmain olmuş bir kalp huzuruna yerini bırakıyor. Evet, milyonların aynı anda divana durduğu bu Allah’ın evinde Cuma namazını eda edebilmek, velev ki uzağında kavurucu güneş altında ve yol ortasında bile olsa, apayrı bir haz veriyor insana.

Bu üçüncü cuma namazım dikkatimden kaçmayan imamın hutbe sırasında ağlıyor oluşuydu. Ve tabii cemaatten bir çok insanın ağlaması da beni çok etkiliyor. Ne denildi ki ağlıyorlar. Arapça bilmemenin, Kuranı kerimi anlamamanın faturası bana çıkıyor. Ve saf saf etrafa bakıyorum. 

Bütün Müslümanların yöneldiği merkezi noktada ve Beytullah olarak vasıflanan bu mekanda bulunmak, namaz kılmak, hele hele Cuma namazını eda etmek her şeye değer doğrusu.
Cuma namazını kılar kılmaz otele döndük. Arafat'a gitme hazırlığına başladık. İkindi namazından sonra ihramları giydik. Önce akşam namazını daha sonra yatsı namazını otelde kıldık. Ve saat 2200 de otobüslere bindik.

Bizde de ilk defa hacı olma heyecanı doruk noktasına ulaşıyor. 


31 OCAK

Hacı adayları Arafat'a hazırlanıyor Hac görevini yerine getirmek için Mekke'ye gelen yaklaşık 2.5 milyon Müslüman, 30 Ocak Cuma günü akşam saatlerinde Arafat'a çıkmaya başlayacak.  polisler de girişlerde kontrolleri artırdı. Mekke'yi dolduran Müslümanlar, günlerinin büyük bölümünü Kabe'de ibadet ederek geçiriyor. Giriş ve çıkışlarında denetimleri artırılan Kabe, namaz vakitlerinde tıklım tıklım doluyor.

25 km ötedeki Arafata ulaştığımızda her yer insan kaynıyordu. Türklere ayrılan çadırlara geçtik. 100-150 kişilik sahra çadırlarıydı bunlar. Yanları açık. Kadınlar için sıkıntılıydı. Sağdan soldan bezler bulunarak kadınların kaldığı yerler kapatıldı. Diyanet tarafından verilen yemeklere yenildikten sonra uyuduk.

Müzdelife de Gece saat 3 te Müzdelife duası yapıldı

Ve ardından Mina’ya doğru yola çıkıldı.  
1 Şubat Mina'dan yola çıkıldı

 

ANA SAYFA 

 


HAREMEYN EFSANESİ İSTATİSTİK